|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kobilerle ilgili yasalar bilinmiyor.
Kıymet Güzeliş, 23 yıllık yayıncı. 1985 yılının Ocak ayında Dünya Birlik Basın Haberler Ajansı/Ekonomi Dergisi'ni yayınlamaya başlayan Güzeliş, 15 yıl boyunca iş dünyasına yönelik haberler, yönetici röportajları ile okuyucularına ulaştı.
Röportaj Detay
Kobilerle ilgili yasalar bilinmiyor.
Kapat
Kıymet Güzeliş, 23 yıllık yayıncı. 1985 yılının Ocak ayında Dünya Birlik Basın Haberler Ajansı/Ekonomi Dergisi'ni yayınlamaya başlayan Güzeliş, 15 yıl boyunca iş dünyasına yönelik haberler, yönetici röportajları ile okuyucularına ulaştı.
Kıymet Güzeliş, 23 yıllık yayıncı. 1985 yılının Ocak ayında Dünya Birlik Basın Haberler Ajansı/Ekonomi Dergisi 'ni yayınlamaya başlayan Güzeliş, 15 yıl boyunca iş dünyasına yönelik haberler, yönetici röportajları ile okuyucularına ulaştı. Dergi, 2000 yılının Aralık ayında kriz nedeniyle kapandı. Güzeliş, Ocak 2001'den bu yana Avrupa Birliği Haber Ajansı ve Ekonomi Dergisinde genel haber koordinatörü olarak çalışmalarını yürütüyor. Ayrıca TGRT 'de yayınlanan, Marka, Zirveye Doğru, Şehir Ve İnsan programlarında çalışmalar yapan Güzeliş, geçtiğimiz yıl Kanal D ve Euro D 'de yayınlanan "Tatilde" programına katkıda bulundu. Güzeliş, yayıncılık sektöründeki faaliyetlerine devam ediyor...
Şirketinizin kurulma sürecinden bahseder misiniz?
Türkiye 'de 1985 yılına kadar ekonomi sözcüğü pek telaffuz edilmiyordu. Çünkü Türkiye içine kapanık bir ekonomi politikası yürütüyordu. Dış ticaret pek yapılmıyordu. Ama Turgut Özal 'ın başbakan olmasıyla bu tür kavramlar yer değiştirdi. Bankacılık sektörü ivme kazandı. İnşaat, tekstil, turizm sektörleri güçlendi. İMKB kurularak şirketlerin halka açılması sağlandı. Kısacası Türkiye 'de uluslararası bir ekonomi politikası oluşturuldu. Böylece ekonomi terimleri önem kazanmaya, halk tarafından öğrenilmeye, benimsenmeye başladı. Ben de 0cak 1985 'te iş dünyasına yönelik bir yayın olan Dünya Birlik Basın Haberler Ajansı/Ekonomi Dergisi 'ni çıkararak gazeteciliğe adım attım. Yaklaşık 16 yıl devam ettim. Ancak 2000 yılında krizden etkilenerek kazazadelerden bir oldum.
Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Eskiden, bugünkü imkanlar yoktu. Finanm kuruluşları, danışmanlık firmaları, teknoloji kobilere yol gösterecek nitelikte değildi. Bugün, sitenizi açtığımda, sunduğunuz imkanlar sayesinde, rahat rahat sizinle röportaj yapabiliyorum; kendimi anlatabiliyorum. Oysa ben, iş dünyasındaki insanlar seslerini duyurabilsin diye, derdimi anlatabilmek için çok caba sarf ederek randevu alıp, günde ancak 2 röportaj yapabiliyordum.
Kuruluş aşamasında yardım alabileceğiniz kişi ya da kurum var mıydı? Bu dönemde nasıl yardımlar almak isterdiniz?
O zamanlar sadece muhasebecilerimizden şirket kuruluşuyla ilgili bilgi alabiliyorduk. Onların bu konuya ne kadar vakıf olduğu da tartışılırdı. Onların tarifeleri üzerinden para ödenirdi. Hatırlıyorum, o zamanlar istenen ücret benim için çok fazlaydı. Araştırdım, şirketimin tüm kuruluş işlemleri ile bizzat uğraştım. Ama bugün sitenizde bu bilgiler mevcut. Artık her şey, teknolojiyi kullanabilen insanların elinin altında. Siteniz sayesinde hem benim hem de diğer insanların her türlü yardımı alabileceğimize inanıyorum.
İşinizi sürdürürken en çok hangi alanlarda sıkıntı yaşıyorsunuz?
Vergi ve banka kredileriyle ilgili konular çok açık değil. Ayrıca kobi patronu hangi alanlarda teşviklerden yararlanabildiğini, mevzuatı da bilemiyor. Kobilerle ilgili mevzuatlar, yasalar, kobilere sunulan avantajlar bilinmiyor. Milliyet Kobi gibi tanınmış, herkese ulaşabilen siteler bu tür bilgileri aktarmalı.
Sizce Türkiye’de kobilere yeterince önem veriliyor mu?
Türkiye 'de kobiler uzun yıllardır var. Ama adları konmamıştı. Oysa "kobi" sözcüğü yeni yeni telaffuz ediliyor, önemseniyor. Fakat kobilere yönelik çalışmaların, ne kadar onların lehine olduğu da tartışılır. Bu konu daha fazla önemsenmeli. Çünkü Türkiye ekonomisinin yüzde 90 'dan fazlasını kobiler oluşturuyor.
Teşvikleri yeterli buluyor musunuz?
Teşvikler uzun yıllardır, zaman zaman belirli koşullar altında, değişik şekliyle oluşturulur, ilgili kuruluşlara verilir. Tabii ki teşvik verilmesi kobiler için çok iyi. Fakat kriterlere göre iyi hesaplar yapılmalı, verilen teşvikler arasında acil olanlar belirlenmeli, teşviklerin amaca uygunluğu izlenmelidir.
Sektörünüzle ilgili olumlu gelişmeleri ve sıkıntıları anlatır mısınız?
Uzun yıllardır medya sektöründeyim. Sektörümüzde aşılması gereken birçok sorun var. Ama bence en önceliklisi, büyük firmaların, derneklerin, belediyelerin, sivil toplum kuruluşlarının dergi imtiyazı altında sadece tanıtımlarını, broşürlerini yayıncılık adı altında okuyuculara ulaştırmalarıdır. Bu, sektörümüze, yaptığımız işe, maddi ve manevi zarar verici bir üsluba dönüştürüldü. Bu vesileyle ilgili makamların dikkatini bu konuya çekmek istiyorum. Bu uygulamanın basın yasası kuralları içindeki yeri sorgulanmalı, uygunsuzluğu belirtilmelidir.
Eklemek istedikleriniz?
Siteniz vesilesi ile şahsıma ve diğer sesini duyurmak isteyen kişi ve kuruluşlara verdiğiniz bu imkanlar için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.
Kaynak : millyet.com.tr
Armateknik Bilgisayar
|
|
1505 - Tubitak Kobi Yararına Teknoloji Transferi Destek Programı
Tubitak Kobilere Arge için yeni destek paketini açıkladı. Arge konusunda yatırım yapmak isteyen kobiler için uygun fırsat.
Haber Detay
1505 - Tubitak Kobi Yararına Teknoloji Transferi Destek Programı
Kapat
Tubitak Kobilere Arge için yeni destek paketini açıkladı. Arge konusunda yatırım yapmak isteyen kobiler için uygun fırsat.
Ülkemizdeki işletmelerin %99,8’i Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ) niteliğindedir. KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilik yoluyla katma değer yaratmaları yönünde desteklenmeleri gerekmektedir. Ancak KOBİ’ler ihtiyaç duyulan teknolojinin kendi ana faaliyet alanlarından farklı bir disiplinde olması, bu faaliyetler için yapılması gereken ek yatırımın ekonomik olmaması, Ar-Ge insan kaynağı yetersizliği gibi çeşitli nedenlerle Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine yeterli kaynak ayıramamaktadır.
Diğer taraftan üniversite-sanayi işbirliği ve üniversitelerdeki bilgi birikiminin ve gerçekleştirilen Ar-Ge çalışmalarının çıktılarının sanayiye aktarılması ülkemizde geliştirilmesi gereken alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.
1505 KOBİ Yararına Teknoloji Transferi Destek Programı üniversite/kamu araştırma kurumlarındaki bilgi birikiminin, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda, ürüne ya da sürece dönüştürülerek KOBİ’lere aktarılması yoluyla ticarileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla oluşturulmuştur.
Projelere sağlanacak olan destek miktarı projenin niteliğine göre belirlenecek ve proje bütçesinin %75’i TÜBİTAK, geriye kalan %25’i ise KOBİ tarafından karşılanacaktır. Proje bütçesi için üst sınır 300.000 TL ve destek süresi proje bazında en fazla 18 ay olarak belirlenmiştir.
Projede görev alacak proje yürütücüsü, araştırmacı ve yardımcı personele yapılacak olan proje teşvik ikramiyesi ve üniversite/kamu araştırma kurumuna yapılacak olan proje kurum hissesi ödemeleri 300.000 TL’lik proje bütçesine dahil değildir. Bu ödemeler Uygulama Esasları’nda belirtilen kurallara göre ayrıca yapılacaktır.
"KOBİ’ler ve Halka Arz" Paneli Düzenlendi
Kapat
Okan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu, Muhasebe Bilgi Sistemleri Bölümü tarafından, 26 Nisan 2011 tarihinde "KOBİ’ler ve Halka Arz" konulu panel gerçekleştirildi.
Panele konuşmacı olarak, KOSGEB Başkan Yardımcısı S. Tuna Şahin, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Vedat Akgiray ,Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt, TOSYÖV Denetim Kurulu Başkanı Hilmi Develi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanı Hüseyin Erkan ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Başkanı Nevzat Öztangut katıldı.
Panelde, KOBİ’lerin halka arzı ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması konusunda bilgi veren KOSGEB Başkan Yardımcısı S. Tuna Şahin, konuşmasına şöyle devam etti;  "İMKB GİP’in, büyüme potansiyeli gösteren ve düşük maliyetle fon ihtiyacını karşılamak isteyen işletmeler için ara bir piyasa olması beklenmektedir. Bu kapsamda mevcut mevzuattan farklılaştırılarak KOBİ’lerin Sermaye piyasalarına girişini kolaylaştıracak yeni bir mevzuat öngörülmüş olup, maliyetlerin düşürülmesi ve sürecin karmaşıklığının önüne geçilebilmesi için önlemler alınmıştır. Sermaye piyasası mevzuatı ve Borsa mevzuatı hakkında bilgilendirilmesi ve menkul kıymetleri işlem gördüğü sürece mevzuat gereklerini yerine getirmede zorluk yaşamamaları amacıyla İMKB GİP’te piyasa danışmanı mekanizması öngörülmüştür. İMKB GİP’te işlem görecek şirketlerin, zaman içerisinde gösterecekleri gelişmeler doğrultusunda, belirli kriterleri sağladıklarında İMKB Hisse Senetleri Piyasası pazarlarında işlem görmesi hedeflenmektedir.  KOBİ’lerin halka arzına ilişkin bu çalışmalara paralel olarak KOSGEB Kanunda da 22.04.2009 tarih ve 5891 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile "….şirketlerin sermaye piyasalarına açılabilmeleri için gerekli geri ödemeli ve geri ödemesiz destekleri sağlamak;" ifadesi ile KOBİ’lerin sermaye piyasalarından yararlanma imkanlarının artırılması Başkanlığımız görev ve yetki alanına dahil edilmiştir.
04 Şubat 2011 - KOSGEB, SPK, İMKB ve TSPAKB arasında bir işbirliği protokolü imzalanmıştır. Bu protokol kapsamında GİP’te KOBİ’lerin işlem görmelerini teşvik etmek amacıyla KOSGEB tarafından ilk halka arza ilişkin maliyetlerin geri ödemesiz olarak desteklenmesi kapsamında 7. Destek Programı olarak "Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı" hazırlanmıştır.
Bu destek programı ile KOBİ’lerin paylarının Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmek üzere halka açılma sürecinde;
Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli,
Bağımsız denetim hizmeti bedeli,
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurul kaydına alma ücreti,
İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti,
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) masrafı,
Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu,
KOSGEB tarafından geri ödemesiz olarak desteklenecektir.
Bu Program kapsamında sağlanan desteğin toplam üst limiti 100.000 (Yüzbin) TL olup, destek unsurlarının üst limit ve oranları aşağıda tablo halinde verilmiştir.
| Destek Unsurları |
Destek Ödemesi - Üst Limiti (TL) |
Oranı (%) |
| Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli |
60.000 |
75 |
| Bağımsız denetim hizmeti bedeli |
20.000 |
75 |
| SPK kurul kaydına alma ücreti |
10.000 |
100 |
| İMKB GİP Listesine kabul ücreti |
| Merkezi Kayıt Kuruluşu masrafı |
| Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu |
10.000 |
75 |
Sonuç olarak, Bankacılık sistemi aracılığı ile finansman sağlama konusunda problemleri olan KOBİ’lerin daha uzun vadeli ve daha ucuz finansman sağlayabilecekleri sermaye piyasalarına çekilmesinin, hem kendi gelecekleri hem de Ülke ekonomisinin işsizlik başta olmak üzere bazı temel sorunlarının çözümü için çok önemli finansal enstrüman olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Diğer taraftan, KOBİ’lerin sermaye piyasalarından finansman sağlayabilmelerinin öncelikli şartı; şeffaflık, kamuyu bilgilendirme, hesap verebilirlik, kurumsallaşma, kayıt dışılık ve muhasebe standartlarına uygun belge ve kayıt düzeni gibi sorunlarının çözümünden geçmektedir. Çünkü bu sorunlarını çözmeyen hiçbir KOBİ’nin yatırımcı güvenini kazanarak sermaye piyasalarından finansman sağlamasının imkanı bulunmamaktadır."
Kaynak: http://www.kosgeb.gov.tr
KOBİ'lerin KOSGEB’e Olan Borçları Yeniden Yapılandırılıyor.
Kapat
KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, kamuoyunda "Torba Yasa" olarak bilinen "6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamı
KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, kamuoyunda "Torba Yasa" olarak bilinen "6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve KHK 'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" kapsamında, KOSGEB destek veya kredilerinin geri ödemelerini ihlal etmiş işletmelerin, borçlarını uygun şartlarda ödemeyebilmeleri için önemli bir imkan sağlanmıştır." dedi.
KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, “Kanun kapsamında, 31.12.2010 tarihinden önce KOSGEB’ten destek kullanmış ve uygunsuzluğu 25.02.2011 tarihinden önce tespit edilmiş veya geri ödemelerini ihlal etmiş işletmelerden 30.04.2011 tarihine kadar KOSGEB Hizmet Merkezlerine dilekçe ile başvuruda bulunan işletmeler bu Kanun kapsamında değerlendirilecektir." dedi.
KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle;
Kanun kapsamında; destek tutarlarının aslı ile gecikme faizi yerine TEFE/ÜFE oranında faiz istenecek destekler;
- Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan taahhütlü kredi faiz destekleri ,
- Haklarında hukuki işlem başlatılan geri ödemeli destekler ve uygunsuzluğu tespit edilen geri ödemesiz desteklerdir.
Sadece destek bedelinin aslının talep edilip faizin talep edilmediği destekler;
- Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan taahhütlü kredi faizdestekleri,
- Haklarında hukuki işlem başlatılmamış geri ödemeli destekler ve uygunsuzluğu tespit edilen geri ödemesiz desteklerdir.
Kanun kapsamında, haklarında açılmış davaları bulunan işletmelerin davaları sonlandırılacak, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ilk taksit ödeme süresinde, Kanunun yayımlandığıtarihi izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.05.2011 tarihi mesai bitimine kadar ödenecektir. Ödemelerin taksitler halinde yapılması durumunda ilk taksit Mayıs 2011 tarihi itibari ile ödenmek üzere ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte ödenecektir.
Taksitlerin altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödenmesi durumunda belirtilen şekilde belirlenen borç tutarı;
a- Altı eşit taksit için (1,05),
b- Dokuz eşit taksit için (1,07),
c- On iki eşit taksit için (1,10),
d- On sekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır.
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan işletmelere tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilecek olup; tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.
Ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin,süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar,gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.
Söz konusu Kanun, KOBİ’lerin KOSGEB’e olan borçlarının yeniden yapılandırması içinçok çok önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle KOSGEB’e borçlu olan esnaf-sanatkarlarla KOBİ’leri, en geç 30.04.2011 tarihine kadar KOSGEB Hizmet Merkezlerine başvuruda bulunmaya davet ediyorum." dedi.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kaynak: http://www.kosgeb.gov.tr
|
|
|
|
Bilgilerinizi Güncelleme
Sitemizde yer alan bilgilerinizin değiştirilmesi, güncellenmesi veya silinmesi işlemleri.
Duyuru Detay
Bilgilerinizi Güncelleme
Kapat
Sitemizde yer alan bilgilerinizin değiştirilmesi, güncellenmesi veya silinmesi işlemleri.
Değerli Üyelerimiz,
Yayınlanmakta olan bilgilerin size ait olmadığını, yada güncelleme yapmak isityorsanız, kayıtlarınızı düzeltmek istiyorsanız, bize İLETİŞİM kısmından ulaşabilirsiniz.
Kayıtlı bilgilerinize ait kullaınıcı adı ve şifre bilgilerini alarak gerekli güncellemeleri yapabilirisiniz.
Kobiadresi Yönetimi.
|
|
|
Yardımcı arkadaşlara ihityaç vardır.
Siztemizin gelişmesi için part time, home ofis çalışacak arkadaşlar bize ulaşın.
Duyuru Detay
Yardımcı arkadaşlara ihityaç vardır.
Kapat
Siztemizin gelişmesi için part time, home ofis çalışacak arkadaşlar bize ulaşın.
Mevcut sitemizin firma kayıt ve kabul kısımını yönetecek çalışma arkadaşlarına ihityaç vardır. Bu konuda tecrübeli yada tecrübesiz kişilerin bize sitemizin iletişim kısmından ulaşamları gerekemektedir.
|
|
|
|
Bir ekonominin gerçek dinamosu nedir diye sorulduğunda buna verilecek yanıt " KOBİ"ler
olacaktır. Buna rağmen "KOBİ nedir?" diye sorulduğunda ise ortaya net bir yanıt
çıkmamaktadır. "Küçük ve orta boy işletme" ana tanımı içinde, KOBİ´lere değişik
ülkeler hatta aynı ülke içindeki farklı birimler farklı farklı özellikler yüklemektedirler.
Bu nedenle çoğu zaman tanımlamada karışıklık yaşanmaktadır.
Bunda temel etken, tanımlamada kullanılan ölçütlerin değişik olmasında yatmakta
elbette. Tanımlamada genel olarak 3 ölçüt öne çıkmaktadır: Söz konusu firmanın çalıştırdığı
personel ya da işçi sayısı, bilanço değerleri ve bağımsızlık ölçütleridir. Bağımsızlık
ölçütünden kasıt, bir firmanın sermayesi ve hissesinin %25 ten fazlasının bir büyük
sermaye grubuna ait olmamasıdır, yani hisse payı içinde büyük sermayenin payı %25´ten
az olan bütün firmalar KOBİ kategorisine girmiş sayılmaktadır. Ölçütlerdeki farklılık,
değişik sektörlerde ve faaliyet alanlarında bile görülmektedir. Örneğin bilişim
sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin KOBİ olması için 50 ya da daha az bilgisayar
sahibi olması gibi bir eğilim söz konusudur. Burada görüldüğü gibi temel ölçüt,
üretim aracının yani bilgisayar sayısının tanımda kullanılmış olması. Yine aynı
şekilde, imalat sanayinde ise çalışan sayısı devreye girmekte fakat ölçütler aynı
olmasına rağmen sonuç değişmektedir. Dış Ticaret Müsteşarlığı imalat sektöründe
KOBİ olabilmenin üst sınırını 200 işçi olarak verirken, Hazine Müsteşarlığı ise
bu sınırı 250´ye çıkarmaktadır! Bu durum bir çok uzman ve ekonomi yazarı tarafından
ortak KOBİ tanımı yaratmada büyük bir sorun olarak kabul edilmekte, hatta istihdamda
üst sınırın 250 çalışan olmasını bile büyük bir yanlışlık olarak ifade etmekteler.
Ayrıca KOBİ denildiğinde tek parça ve bir bütün olarak ifade edilen bir üretim biriminin
olmaması da tanımı daha da zorlaştırmaktadır. Çünkü KOBİ kapsamı içine 3 farklı
birim girmektedir. Bunlar; Mikro ölçekli işletmeler, küçük ölçekli işletmeler, orta
ölçekli işletmeler olarak sınıflandırılmakta. Kendiliğinden bölünen canlı
hücreler gibi, KOBİ bünyesi içinde oluşan bu sınıflamalar, tanımlama yapmayı daha
da zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte yapılan ayrımlar arasındaki sınırların ne
olduğu (Örneğin mikro işletme ile küçük işletme arasındaki istihdam, ciro, hisse
payı vs ölçütleriyle oluşan sınırın ne olacağı gibi) konusunda oluşan ayrılık ve
ihtilaflar daha da çeşitlenmektedir.
Örneğin bu durum AB-Türkiye çerçevesinden bakıldığında daha net anlaşılabilir. Avrupa
Birliği mikro işletmeler için yıllık ciro sınırını 2 milyon euro olarak kabul ederken,
Türkiye´de Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarıyla bu sınır 1 milyon euro olarak
belirtmekte. Benzer şekilde Avrupa Birliği, orta ölçekli işletme olma ölçütünü,
yıllık cirosu 40 milyon euro´nun altında kalan işletmeler olarak belirlerken, Türkiye´de
DİE ölçütlerine göre bu rakam 25 milyon euro olarak gösterilmektedir. (Küçük işletmeler
için de aynı durum mevcuttur, AB 10 milyon euro´nun, Türkiye ise 5 milyon euro´nun
altında yıllık ciro yapanları küçük işletme olarak kabul etmektedirler.)
Görüldüğü gibi net bir KOBİ tanımı yapmak oldukça güç ve karmaşık. Birbiriyle kimi
yerde uyuşan kimi yerde çelişen rakamlar, değişik kuruluşların, dernek ve odaların
kullandıkları ölçütlerin farklılığı, tanımlamayı yapan kuruluşların benzer kurumlar
olmasına rağmen bambaşka sonuçlara ulaşmasına ve tanımlamada bir standarda ya da
net yanıta ulaşmalarına engel olmaktadır.
Durumu rakamlardan bağımsız düşünerek, hatta rakamları yadsıyarak, biraz sübjektif
olarak, yani düşünsel ve bir iç bakışıyla değerlendirirsek çok daha net bir KOBİ
tanımına kavuşabiliriz. Bizce şöyle ki;
- Kısıtlı sermaye ve pazarlama olanaklarına rağmen, kendi çabasıyla ayakta duran,
bu çabayla gerek kendi ülkesinin gerekse diğer ülkelerin piyasalarına mal ve hizmet
üretip sunan,
- O ülkede oluşabilecek herhangi bir ekonomik buhranda, ülkenin geniş kesimleri, yani
işçi, memur, çalışanlarla birlikte yoğun olarak olumsuz etkilenen,
- Büyük işletme ve firmalar, ekonomik sistemde oluşan bunalımlar sonucu yatırımlarını
rahatlıkla transfer edip, siyasi sorunu ve ekonomik problemi olmayan ülkelere ve
pazarlara kaydırabilirken, ekonomik olumsuzluğu finans darlığı, sermaye azlığı,
kısıtlı kapasite ve pazar daralması nedeniyle olanca şiddetiyle hisseden,
- Bunun sonucu ağır yaralar alabilen, iflas kelimesiyle yaşayan ama buna rağmen yine
de üreten,
- Ekonomik gelişme ve büyüme dönemlerinde ise sınırsız başarı hikayeleri yaratan,
- Toplam ve oransal olarak o ülke için büyük işletmelerden çok daha fazla katma değer
yaratabilen
tüm ticari, sınai ve hizmet işletmeleri birer KOBİ´dir diyebiliriz.
isim Etiketleri, İşaretlemeler, Mimari Modeller, Akrilik Kesme, Yüksek
Kapasiteli Matrix Markalama. Cam, Kristal, Ahşap, Metal, Plastik, Akrilik, Deri
Gibi Ürünlere Yazı, Grafik, Fotoğraf Markalama..
|
|
|